Her bir duygu…
Bir gün sevinç, bir gün keder, bir gün mutluluk, bir gün iç sıkıntısı…
Her bir duygu bizim misafirimiz, bizler ise ev sahibiyiz.
Nasıl ki ev sahibi olarak misafir geldiğinde kapıyı onların yüzüne çarpmıyorsak; gelen duygu her ne olursa olsun, onu kabul etmek, içeri buyur etmek ve vakti geldiğinde de yolcu etmek gerekir.
Bizler ev sahibiyiz ve kalıcıyız.
Duygularımız ise misafir… yani geçici. Doğaları gereği geçici.
Hiç düşündünüz mü?
Sonsuza dek mutsuz olamazsınız.
Sizden günün 8 saati hiç aralıksız ağlamanızı istesem başarabilir misiniz?
Ne kadar mutsuz olursanız olun, mutlaka bir noktada ağlama ve üzülme şiddeti azalır. Aynı yoğunlukta devam etmez.
İç sıkıntınız sonsuza dek sürmeyecek.
Bunu bilmek bile aslında içinizi bir miktar rahatlatacaktır.
👉 Ama asıl önemli soru şu:
Bu iç sıkıntısı neden geliyor, ne sıklıkla geliyor ve bana ne anlatmaya çalışıyor?
Bu yazıda tam olarak bu noktayı ele alıyoruz.
Aslında Mevlânâ’nın dediği gibi, duygular bize rehberlik etmeye gelir.
Kimi zaman:
“Hey! Bu yaptığın şey çok hoşuma gitti, buna devam et.”
demek için gelir.
Kimi zaman:
“Bir dakika! Burada bir şey beni rahatsız etti, bunu değiştirmen gerekiyor.”
demek için gelir.
Kimi zaman da:
“Dur! Senin hakkını yiyorlar, bir şeyler yapmalısın.”
demek için…
Bu geliş o kadar güçlüdür ki; beynin canlılığı sürdürme çabasıyla ortaya çıkar.
Beyin, yaşanan düşünsel çelişkiyi bir tehdit olarak algılar ve sizi korumak için bu iç sıkıntısı duygusunu gönderir.
👉 Ama burada kritik bir nokta var:
Eğer bu duyguyu bastırır, görmezden gelirseniz;
kısa vadede rahatlasanız bile, uzun vadede bu duygu daha da güçlenerek geri gelir.
Birçok kaygının, üzüntünün ya da öfkenin “bir türlü bitmemesinin” sebebi tam olarak budur.
Beynin verdiği tehdit sinyalinin sebebi değişmedikçe, duygu da ortadan kalkmaz.
İç sıkıntısı hissetmenizin birçok sebebi olabilir.
Bunlardan biri, bilinçaltınıza yerleşmiş bazı inançlarla, şu an yaşadığınız hayatın uyumsuzluğu olabilir.
Örneğin;
Kişinin derinlerde bir değersizlik inancı vardır.
• Çocuklukta yeterince ilgi, şefkat ve değer görmemiş olabilir
• Ya da tam tersi, aşırı koruyucu bir ailede büyümüş, her şey onun yerine yapılmış olabilir
• Potansiyelini hiç deneyimleyememiş olabilir
Büyüdüğünde bir bakar ki:
“Her şeyim var ama içimde sebebini bilmediğim bir boşluk, bir sıkıntı var.”
Dışarıdan bakıldığında statü var, saygı var, maddi sıkıntı yoktur.
Ama iç dünyada inanç ile gerçeklik arasında bir uyumsuzluk vardır.
👉 İşte bu uyumsuzluk, iç sıkıntısı olarak kendini gösterir.
Ve bu sadece değersizlikle sınırlı değildir;
birçok farklı duygu ve inanç bu hissin altında yatabilir.
Madem her duygu bize bir mesaj için geliyor,
o duyguyu anlamak bile başlı başına rahatlatıcıdır.
Ama duyguyu anlayabilmek için önce anda olmak gerekir.
Yani;
ANLAMAK için “AN”da kalabilmek gerekir.
Bu da zihnin eğitilmesiyle mümkündür.
Meditasyon ve mindfulness bu noktada en etkili tekniklerdendir.
Bir diğer önemli nokta ise şu:
Duygular her zaman gerçeği yansıtmaz.
• Kendimi kötü hissediyorum diye hayat kötü olmak zorunda değil
• Kendimi iyi hissediyorum diye hayat mükemmel olmak zorunda değil
Bazen sıkıntı, yaşadığım olaylarda değil;
olayları algılama ve yorumlama biçimimdedir.
Eğer bu yorumlama biçimini fark eder ve güncellersem,
hissedilen duygu da değişmeye başlar.
Psikolojide buna bilişsel çarpıtmalar deriz.
Örneğin:
Bir arkadaşınız size selam vermedi.
• “Ne biçim insan, bana nasıl selam vermez?” diye düşünürseniz → öfke
• “Muhtemelen dalgındı ya da beni görmedi” diye düşünürseniz → öfke oluşmaz
👉 Yani bizi zorlayan olay değil, olaya yüklediğimiz anlamdır.
Özetle:
İç sıkıntısı bizim düşmanımız değil, rehberimizdir.
Bize şunu söyler:
• Ya içinde bulunduğun koşulları düzenle
• Ya bakış açını ve düşünme biçimini değiştir
• Ya da bedensel bir sebep var mı diye bak (demir, B12, hormonlar gibi)
Eğer anı kurtarmak ve anlık rahatlamak isterseniz;
nefes egzersizleri çok etkilidir.
Düzenli yapıldığında ise, uzun vadede kaygı düzeyinin azaldığını fark edebilirsiniz.
Eğer:
• “Her şey yolunda ama içimde bir sıkıntı var” diyorsanız
• Duygularınızı anlamakta zorlanıyorsanız
• Aynı hisler tekrar tekrar sizi buluyorsa
Bu süreci tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz.
Bireysel terapiyle, iç sıkıntınızın gerçek kaynağını birlikte keşfedebiliriz.
Kendinizi daha net, daha dengeli ve daha huzurlu hissetmeniz mümkün.
Randevu almak ve detaylı bilgi için benimle iletişime geçebilirsiniz.
Uzman Klinik Psikolog
Selen Muratoğlu
