Ruhumu Çok Yorgun Hissediyorum…

Blog

Ruh yorgunluğu ne demek?
Ruhumu yoran şeyler neler olabilir?
Bu yorgunluk hissi nasıl geçer?

Sevgili yorgun savaşçı !

Günümüzde çok sık duyar olmuş olabilirsiniz ‘yorgun hissediyorum,yorgun uyanıyorum,zihnim yorgun,ruhum yorgun’ cümlelerinida bu sebep ruhsal yorgunluk. Bu sebeple bu yazıda özellikle ruhsal olarak bizi en çok yoran ve farkında olmadan yanlış yaptığımız dört ana durum ve bunları yapıyorsak bu durumlarla nasıl baş edebileceğimiz konusu üzerinde duracağız.

-Tanrıyı Oynamayı Bırakın:

Eğer … yapsaydım ,böyle olmazdı
Orada … yapmalıydım,benim suçum
… yapmadığım için böyle oldu
Her zaman güçlü olmalıyım
Asla hata yapmamalıyım
Başarısızlık kabul edilemez

Bu cümleleri günlük hayatınızda sık sık kullanır mısınız?
Bu sözler tanrıyı oynamak eğiliminizin bir göstergesi olabilir. Burada kast ettiğim hayatınızda başınıza gelen olaylara olan etkinizi abartma eğiliminde olabileceğiniz. Böyle insanlar eğer yeterince uğraşırlarsa, neredeyse her şeyi değiştirebileceklerine inanırlar. Her şeyden kendilerini sorumlu tutarlabilirler. Aslında onlarla ilgili olmayan olaylarda bile…Bunu yapan bireyler kendilerinden çok fazla şey beklerler ve mükemmeliyetçilik eğilimileri de fazladır. Bu da işler yolunda gitmediğinde ya da bir şekilde istenilen sonuca ulaşılmadığında kendilerine yüklenmelerine ve sorumluluk duygusu hissetmelerine sebebiyet verir. Sırtınızda hissettiğiniz bu yük çoğu zaman kendini sebebi belli olmayan yorgunluk, sırt ve omuz ağrısı şeklinde gösterir ve beraberinde kaygı bozukluğuna da zemin hazırlar .Oysa ki hayat önden kestirilmesi çok zor dinamiklere sahip bir yapıdır ve hayattaki her şeyi kontrol altına almak imkansızdır.
Eğer sizde bu satırları okurken bir parça kendinizden iz buluyorsanız; o zaman bu ruhsal yorgunluktan kurtulmak için sırtınızda taşıdığınız yüklerin en azından bir kısmını aşağıya indirmelisiniz. Nasıl mı? Kafaya taktığınız unsurların hangileri gerçekten değiştirilebilir şeyler, hangileri değiştiremeyeceğimiz şeyler bunları ayırt ederek.
Amerikalı yazar Peterson’ın dediği gibi;
 ‘Tanrım!
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul edebilmek için sabır,
İkisi arasındaki farkı ayırt edebilmem için akıl ver.’

-Teslim olun ve Kabul Edin:

Bu olmamalıydı
Ben bunu hak etmedim
Bana bunu nasıl yapar?
Bu benim başıma nasıl gelir?

Bu sözler hayatınızda başınıza gelen olayları kabul etmediğinizi ve direnç gösterdiğinize işaret eder. Direnmek korku verici ve yorucu bir eylemdir. Ba zen yaşama karşı direnmek akıntıya karşı kürek çekmek, ya da hızla giden tren vagonlarının içinde geriye doğru koşmak gibidir. Ne kadar akıl dışı geliyor kulağa öyle değil mi?
Bu eğilim hayatınızda hiçbir şeyi değiştirmediği gibi sizleri daha da yorar ve tüketir.  Direnmek yerine kabul etmek ve dalgalara uyum sağlayıp akışta kalmak daha etkilidir. Burada kast edilen şey dalgalarda boğulmak değil, uyum sağlayıp yüzeyde kalmak.

Psikiyatr Kemal Sayar’ın ‘ Bir Kalbi Kırılmaktan Koruyabilsem ‘ adlı kitabında dediği gibi ;

‘Akıntıya karşı kürek çekme!
Rüzgarla es,
Akıntıyla ak.Teslimiyet hangi kapıların zorlanmayacağını bilmektir.İradeyle büyür teslimiyetle olgunlaşırız.Teslimiyet hayatı biz orada yokken onaran o gizli ele itimat etmektir.’

-Bastırmayın:

İçinde bulunduğunuz şartlar size bazı şeyler dayatmış olabilir.
Her zaman mutlu olmalıyız, her zaman başarılı olmalıyız, fit olmalıyız , zengin olmalıyız. Öyle ki kadınlar her zaman güzel görünme kaygısı yaşayabilir. Hep yüzümüz gülmeli; çünkü mutsuz görünen ‘zayıftır’. Bize sürekli dayatılan bu ve doğal olarak bizler sürekli mutlu olamayacağımız için öyleymiş gibi davranıyor ve negatif duygularımızı bastırıyor olabiliriz. Çoğumuz duygularımızı bastırdığımızı farkında bile değiliz.  Bu çok yorucu ve çoğu kişinin hissettiği o duygusal yorgunluk bu düşünce yapısından geliyor. Unutmayalım ki; bazen mutlu ,bazen mutsuz olacağız . Buna hakkımız var ve bu bir zayıflık değil. Bastırılmış duygu ve düşünceler biz onları reddettikçe,görmezden gelip sesi duyulmasın diye daha da diplere ittikçe şekil değiştirerek ve şiddetlenerek kendini gösterirler. Tıpkı güç toplayan bir deprem dalgası gibi…Tıpkı yüzyıllardır patlamamış bir volkan gibi…Bu kimi zaman kronik yorgunluk, kimi zaman da geçmeyen ağrılar olarak vuku edebilir. Ruhsal yorgunluğunuz varsa duygularınızı fark etmek üzerine düşünmeye başlama vaktiniz gelmiş olabilir.

-Hareket Edin:

Fiziksel yorgunlukta yorulduğumuz zaman dururuz, dinleniriz ve geçer.
Ancak ruhsal yorgunlukta işler pek öyle ilerlemiyor. Psikolojik olarak çözüm; marazlı bölge neresi ise yani psikolojik olarak zorlandığımız şey tam olarak ne ise durup dinlenmek değil o noktada üzerine giderek yani tam anlamıyla o durumun kenarından dolanmak yerine içinden geçerek daha fazla hareket etmektir.
Zira dinlenmenin ruhsal yorgunlukta işe yaramadığını şimdiye kadar görmüş olmalısınız. Hareket etmedikçe yani durgunlaştıkça kendinizi daha mutsuz hissedersiniz ve bu da beraberinde isteksizlik , hareketsizlik, mutsuzluk duygularını getirebilir. Bu döngüyü kırmanın tek yolu hareketi arttırmaktır. Fiziksel olarak hareket etmenin bedensel ve ruhsal sağlığa etkisini kanıtlayan pek çok bilimsel çalışma sonucu da bulunmaktadır.


‘Hayat bisiklete binmeye benzer. Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz.’
  Claude Pepper

Etiketler :

İçeriği Paylaş :